VELAYET KONUSUNDA ANLAŞMAZLIK

Velayet Konusunda Anlaşmazlık

Velayet konusunda anlaşmazlık sorusuna Av. Ömer KARTAL şöyle cevap vermektedir.                    

(Av. Ömer KARTAL’IN web sitesinden alıntıdır.)

Velayet Konusunda Anlaşmazlık:

Eşlerin anlaşamamasının sonucu olarak taraflar boşanma davaları açarlar. Tarafların eğer çocukaları yoksa mahkemede genel olarak nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve boşanma kararları verilir; fakat eşlerin çocukları varsa velayet kararı almak da gerekmektedir. Velayet kararı kabaca, velayet altına alınması gereken çocuğun eşlerden hangisine verileceği ve diğer eşin velayet altında olan çocuğu ile temaslarının hangi çerçevede olacağıı gösterir. Kanunlarımız sadece ana ve babaya velayet hakkı tanımıştır ve velayet hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır; yani bir başkasına örneği araç kullanım hakkı gibi devredilemez.  Ana ve babadan başkasının velayet alamayacağı hususu anneanne, dede, amca, teyze gibi üstsoy bağı olanlar için de geçerlidir. Bu kişiler gerekli olduğu durumlarda sadece vasi olarak atanabilirler. Velayet alamazlar, velayeti yalnızca ana veya baba alabilir ve devredemezler. Velayet alan kişinin hakları olduğu gibi velayet altına alınan küçüğün bakımını, eğitimini, sağlığını korumak gibi yükümlülükleri de vardır ki zaten velayet verilirken küçüğün gereksinimleri göz önünde bulundurularak üstün yararı olan tarafa velayet verilmektedir. Evlilik birliğinde ortak olarak kullanılan velayet hakkının boşanma sonradı nasıl kullanılacağı ise Türk Medeni Kanun madde 336’ da  ‘’ Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir. Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir’’  hükmü ile belirtilmiştir.

Velayet konusunda anlaşamamazlık söz konusu olunca pek tabi tarafların mahkemede sunacağı deliller önem arz etmektedir. Çünkü velayet konusunda hukukumuz hakime geniş bir takdir yetkisi vermiştir ve bu takdir yetkisi çocuğun üstün yararı göz önünde bulundurularak kullanılacaktır. Velayet davası açmak için dilekçe gerekmektedir ve bu dilekçenin velayet davası dilekçesi olması lazımdır. Dava açılacak mahkeme ise kişinin ikametgahına en yakın Aile Mahkemesidir. Mahkeme de çocuğun üstün yararının kendisi yanında daha fazla olduğunun kanıtı gerekmektedir ki bu da velayet altına alınacak küçüğe sunulan maddi ve manevi imkanlarla doğru orantılıdır. Aynı zamanda yukarıda belirtildiği üzere kullanılacak olan delliller de önem arz etmektedir ki bu deliller eşin kusurunun ispatı, mal beyanları gibi konuları kapsamaktadır. Belirtilen bu deliller ise genel geçer olarak toplanılmamalı hukuk kurallarına ve kişilerin özel hayatlarına müdahale edilmeden alanında uzman kişilerden yardım alınarak toplanmalıdır.
Velayet konusunda önem arz eden diğer bir konu da velayet altına alınacak olan küçüğün dinlenilmesidir ki, dinlenebilecek yaş 6-12 ve 12 yaş üstü olarak iki ayrı kategoride incelenecektir.  6-12 yaş arasında olan çocuklar alanında uzman olan kişiler eşliğinde dinlenebileceklerdir fakat hakimin alınan bu görüşle bağlı olması söz konusu değildir, yine geniş takdir yetkisi ile karar verecektir.12 yaş ve üstü olan velayet altına alınacak olan küçükler ise artık kendilerini ifade edebilecek ve yaşadıkları ortamı değrlendirebilecek bir psikoloji ve olgunlukta oldukları düşünüldüğü için karar verilmeden önce dinlenilmeleri yaygınlaşmış bir durumdur.

Sonuç olarak baktığımızda velayet konusunda anlaşamamazlık söz konusu olduğunda velayet konusu mahkemeye taşınmaktadır ve velayetin hangi eşe verileceği alınacak olan bu mahkeme kararı ile belirlenecektir. Mahkemeye eşlerin velayet altına alınacak küçüğün üstün hukuksal yararını ne ölçüde koruyacakları, verecekleri maddi ve manevi faydalar delillerle ispat edilecektir ve bu deliller hukuk kurallarına uygun olarak toplanmalıdır.

Saygılarımızla İzmir Dedektiflik A.Ş.

Önemli Uyarı

İzmirdedektiflik.com içeriğinde yayınlanan Özel Dedektiflik bilgileri Bilal KARTAL tarafından yazılmıştır. Bu yazıların  tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır.  Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan Özel Dedektiflik bilgileri uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır. Diğer kanun maddeleri hukuki makaleler, dilekçeler, hukuki içerik ve bilgiler Sayın avukatların göndermiş olduğu paylaşımlardan, baro dergilerinden, kanun kitaplarından ve hukuki yayın yapan web sitelerinden alınarak okurlarımızla paylaşılan bilgilerdir. Bu bilgilerin sahiplerinden izinsiz olarak kullanılmasıda yasal sorunlarla karşılaşmanıza neden olabilir. Saygılarımızla.

ISO 10002 Uluslararası Müşteri Memnuniyeti Belgesine Sahip Dünyada Tek Firmayız.

WHATSAPP
ile iletişime geç