18 Yşından büyük çocuklar nafaka alabilir mi sorusuna Av.İlhan ERKUL şöyle cevap vermektedir.
(Av. İlhan ERKUL’un web sitesinden alıntıdır.)
18 Yaşından Büyük Çocuklar Nafaka Alabilir Mi?
Sosyolojik olarak ve hukuk sistemimiz açısından bakıldığında kişiler herhangi bir rahatsızlıkları olmadığı sürece on sekiz yaşını doldurmasıyla ergin olmaktadır. Erginlik hakkında belirtilen bu husus Türk Medeni Kanun 11. madde de ‘’ Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar…’’ hükmü ve devam maddeleri ile belirtilmiştir. On sekiz yaşından sonra kişinin iradesini etkileyen bir unsur yoksa kişi kendi başına karar verebilir, hukuki ve sosyal işlemlerini ebeveynlerinden bağımsız bir şekilde yürütebilirler. Belirtilen bu yaş sınırı sosyal ortamın ve kişilerin içinde bulunduğu yapı ile belirlenmiştir ve bu yaş sınırı ülkelerin kendi sistemlerine göre belirlenmektedir. Yaş sınırının erken veya geç olması kişilerin kendi yaşamlarının işleyişini olumsuz yönde etkilemektedir. Hukuk sistemimizde kişiler on sekiz yaşının altında olduklarında çocuk olarak nitelendirilirler ve hukuksal haklarını velayeti altında bulundukları ebeveynleri ile kullanırlar. Eğer ki eşler evli ise hukukumuzda benimsenen sistem eşlerin velayet hakkını ortak olarak kullanmalarıdır. Zaten evlilik birliği içinde gerek ekonomik kullanımlar gerek sosyal yaşam bir bütün halinde yürütüldüğü için velayetin de ortak kullanımı bir sıkıntıya yol açmamaktadır. Eşlerin boşanmaya karar vermeleri ile de boşanmanın sonucu olarak karşımıza bazı yükümlülükler ve bazı haklar çıkmaktadır. Eşlerden birisine gelen yeni haklar diğer eşe yükümlülük olarak gelmektedir. Boşanma ile karşımıza maddi tazminat, manevi tazminat, nafaka gibi maddi olarak bir eşe yükümlülük diğer eşe ise hak olarak geçen boşanma sonuçları olmaktadır. Boşanma sonuçlarından bazıları hakim tarafından re’sen karara bağlanırken bazıları ise taraflardan birisinin istemi üzerine karara bağlanılabilir.
Boşanmanın sonucu olarak ortaya çıkan nafaka kavramı kural olarak boşanma ile illiyet bağı (nedensellik bağlantılı olarak) olan maddi olarak güçlük içinde kalmış tarafın, maddi olarak imkanları yerinde olan tarafa ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere bağlanması gereken maddi yardım hakkıdır. Boşanma ile karşımıza üç tane nafaka türü çıkmaktadır. Tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası boşanma ile karşımıza çıkan üç nafaka türüdür. İştirak nafakası haricinde diğer nafakalar boşanmış olan eş adına istenilir ve temel konu boşanma sebebi ile ortaya çıkan maddi çöküntünün boşanmadan önceki seviyeye çıkartma çabasıdır. İştirak nafakası ise velayet altına alınan küçüğün, velayeti alamamış olan diğer eşten alabileceği nafakadır. Yukarıda bahsedilen on sekiz yaş sınırı olduğu için velayet altına alınan çocuk adına iştirak nafakası davasını velayeti elinde bulunduran eş açmaktadır. Davayı velayeti elinde bulunduran eşin açması nafaka konusunun velayet altına alınan küçük olduğunu değiştirmemektedir. Yoksulluk nafakası ve tedbir nafakasını talep edecek olan kişi ise nafaka alma şartlarını sağlamış olan eştir. Gerekli olan bu şartlarda kanunumuzda belirtilmiştir. Velayet altına alınmış olan küçüğün velayetini elinde bulunduran eş veya vasi atanması gerekiyorsa atanmış olan vasi çocuk adına iştirak nafakası davası açar ve iştirak nafakasının şartları ve gereklilikleri Türk Medeni Kanun 182.madde de ‘’ Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. ‘’ hükmü ile belirlenmiştir. Yani boşanma ile velayeti alamamış olan taraf velayet altına alınmış olan küçüğün giderlerine gücü yettiği oranda katılmak zorundadır. Belirlenen nafaka tutarı küçüğün yaşı, eğitimi, sosyal ortamı göz önünde bulundurularak belirlenmektedir ve gerekli görüldüğü durumlarda hakimin karara eklediği belirli bir oran ile veya daha sonra açılacak olan nafakanın yükseltilmesi davası ile arttırılabilir. İştirak nafakası velayet altına alınan küçük on sekiz yaşına gelene kadar devam etmektedir. Yukarıda bahsedilen hususlardan dolayı kişi on sekiz yaşını doldurunca hukuk sistemimize göre reşit olmaktadır ve kendi bakımını giderebilecek bir olgunluğa sahip olmaktadır. Kişilerin ergin olması kural olarak on sekiz yaşını doldurması ile olmaktadır fakat kanunumuzda yer alan istisna haller ile (evlilik, on beş yaşını doldurmuş olan kişinin kendi isteği) kişi ergi kılınabilmiştir.
Ebeveynler kural olarak velayetleri altındaki çocukları ergin olana kadar çocuklarına bakmakla yükümlüdürler ki zaten boşanma ile ortaya çıkan iştirak nafakası da kişi ergin olunca otomatik olarak ortadan kalkmaktadır. Eğer ki kişi eğitim hayatına devam ediyorsa doğal olarak on sekiz yaşında meslek hayatına başlayamamıştır ve kendi bakımını giderebilecek ölçüde imkanları olmamaktadır. Kanun koyucu ortaya çıkan bu imkansızlık durumunu göz önünde bulundurarak kanunumuza Türk Medeni Kanun 328. maddesi olan ‘’ Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.‘’ hükmünü eklemiştir. Belirtilen bu kanun maddesi açıkça belirtmektedir ki ergin olsa dahi kişi eğitim hayatına devam ediyorsa ana ve babanın güçleri yettiği ölçüde ve oranlı olarak yardım etme yükümlülüğü vardır. Oranlı olmasındaki amaç eğitim hayatına devam eden kişinin maddi imkanlarını arttırırken, yardım yükümlüsü olan tarafında maddi çöküntüye girmesine yol açmamaktır. Belirtilen bu şartlar oluştuğunda ana ve babanın çocuklarına eğitimleri bitene kadar yardım etme yükümlülüğü vardır. Peki, bu maddi desteğin dayandığı hukuk hükmü nedir? Çünkü yukarıda bahsedildiği üzere iştirak nafakası kişi ergin olunca veya istisna hallerde ergin kılınınca ortadan kalkmaktadır. İştirak nafakası ortadan kalkınca kişi iştirak nafakası yerine yardım nafakası alma imkanı ortaya çıkmaktadır. Zaten iştirak nafakası alan ve ergin olunca da kendisinin geçimini sağlayacak seviyede olmayan kişinin iştirak nafakası hakkı bitikten sonra yardım nafakası alması gayet doğal bir durumdur. Yardım nafakası Türk Medeni Kanun 364. madde de ‘’ Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır. ‘’ şeklinde açıklanmıştır. İştirak nafakasının da hükümleri ile benzer doğrultuda olan yardım nafakası, iştirak nafakasının süresi bitince talep üzerine yerini almaktadır. Yardım nafakasında herhangi bir yaş sınırı bulunmadığı için on sekiz yaşından büyük olan çocuklar da nafaka alabilirler. Hatta kanun hükmünde belirtildiği üzere yardım nafakasına ihtiyaç duyan altsoy, üstsoy ve kardeşler dahi yardım nafakası talebinde bulunabilirler. Yardım nafakasının miktarı da takdir edilirken diğer nafaka türleri gibi nafaka alacaklısının ihtiyaçları ve nafaka yükümlüsü olan tarafın maddi gücü göz önünde bulundurularak takdir edilmektedir.
Saygılarımızla İzmir Dedektiflik A.Ş.
İzmirdedektiflik.com içeriğinde yayınlanan Özel Dedektiflik bilgileri Bilal KARTAL tarafından yazılmıştır. Bu yazıların tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır. Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan Özel Dedektiflik bilgileri uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır. Diğer kanun maddeleri hukuki makaleler, dilekçeler, hukuki içerik ve bilgiler Sayın avukatların göndermiş olduğu paylaşımlardan, baro dergilerinden, kanun kitaplarından ve hukuki yayın yapan web sitelerinden alınarak okurlarımızla paylaşılan bilgilerdir. Bu bilgilerin sahiplerinden izinsiz olarak kullanılmasıda yasal sorunlarla karşılaşmanıza neden olabilir. Saygılarımızla.