YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR ?

Yoksulluk Nafakası Nedir?

Yoksulluk nafakası nedir sorusuna Av. Ömer KARTAL şöyle cevap vermektedir.                    

(Av. Ömer KARTAL’IN web sitesinden alıntıdır.)

Yoksulluk Nafakası Nedir?

Hukuk sistemimizde boşanma ile ortaya çıkan üç adet nafaka türü bulunmaktadır. Üç nafaka türü de talep edilebilecek zaman, talep edecek kişi ve şartları somut olayın uygulanışına göre değişkenlik göstermektedir. Hukukumuzda bahsedilen üç nafaka türü, iştirak nafakası, tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası olarak üçe ayrılır. Tedbir nafakası dava süresince maddi olarak güçlük çekecek olan eşin kendisinin ve bakmakla yükümlü olunan velayet altına alınması gereken küçüğün barınma ihtiyacı, yiyecek ihtiyacı ve yaşantısını sürdürmek için gerekli olan ihtiyaçlarının giderilmesi için dava sürecince bağlanabilen nafaka türüdür. Tedbir nafakası bağlanılırken nafaka alacaklısının gereksinimleri düşünüldüğü gibi nafaka yükümlüsünün de maddi imkanı, sosyal yaşantısı ve giderlerinin incelenip elde edilen verilere göre karar verilmesi gerekmektedir. İştirak nafakası ise dava sırasında veya dava karara bağlanınca açılabilecek olan bir dava olup, velayet altına alınması gereken küçüğün yani evlilik birliği içinde ortak olarak kullanılan velayet hakkının boşanma ile eşlerden bir tanesine geçmesi ile diğer eşin maddi gücü  ölçüsünde müşterek çocuğun bakımı, yaşamı, eğitimi gibi konularda katkı sağlaması gereken nafaka türüdür.  İştirak nafakasına da karar verilirken tarafların maddi durumu ve velayet altında bulunan küçüğün yaşı, eğitimi, gereksinimleri ve sosyal yaşamı göz önünde bulundurularak karar verilmelidir. Birden çok velayet altına alınan küçük var ise her birisinin içinde bulunduğu yaş, eğitim durumu ve sosyal ortamına göre nafaka miktarı belirlenmelidir. Yukarıda bahsedilen nafaka türlerinde ve bahsedilecek olan nafaka türlerinde göz önünde bulundurulması gereken temel konu gereksinimler ve nafaka yükümlüsünün maddi imkanlarıdır. Çünkü kural olarak nafaka bir zenginleşme aracı olarak kullanılamaz ve gerek görülmedikçe bağlanamaz. Hakim tarafından belirlenen nafaka ve nafaka miktarı elde edilebilecek bütün bulgular incelenerek karar verilir. Nafaka konusunun bu kadar titizlikle irdelenmesindeki amaç hukuk düzeninin verdiği yetkinin ve imkanların hukuk dışı bir biçimde kullanılmamasıdır.

Yoksulluk nafakası, boşanma davasının sonucunda yoksulluğa sürüklenecek olan eşin maddi durumunun yeniden boşanmadan önceki hale getirilmesi veya önceki hale getirmek için tamir edilmesidir. Yoksulluk nafakası boşanma davası sırasında istenilebileceği gibi boşanma davasının karara bağlanması ile de istenilebilir ve yoksulluk nafakasının talep edilebileceği mahkeme Aile Mahkemesidir. Yoksulluk nafakası Türk Medeni Kanunun 175. maddesinde ‘’ Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.’’ hükmü ile hukukumuzda yer almaktadır. yoksulluk nafakası talep edebilmek için gerekli olan temel şartlar somut olayda bir boşanma ilişkisinin bulunması ve yoksulluk nafakası talep edecek eşin, nafaka yükümlüsü olan eşten daha az kusurunun bulunması veya eşit kusurunun bulunmasıdır. Getirilen bu düzenleme ile yoksulluk nafakasının haksız kazanç kapısı olmaktan çıkarılmış ve sağlam bir hukuksal zemine oturtulmuştur. Yoksulluk nafakasının konusu olan maddi olarak güç duruma düşme olgusu ise boşanma ile meydana gelmesi gerekmektedir. Yani boşanma haricinde herhangi bir durum ile ortaya çıkan maddi güçlük sebebiyle eski eşten yoksulluk nafakası talep edilemeyecektir. Boşanma ve maddi güçlüğe düşme arasında bir illiyet bağı aranmaktadır. Yoksulluk nafakasının miktarı belirlenirken nafaka alacaklısının eğitimi, barınması, giyecek masrafı, yiyecek masrafı, yakıt masrafı ve sosyal ortamın gerektireceği diğer masraflar da göz önünde bulundurularak hakim tarafından karar verilmelidir. Nafaka alacaklısının çalışıyor olması ve dul maaşı, yaşlılık maaşı gibi gelirlerinin olması tek başına yoksulluk nafakasının alınamayacağını göstermemektedir. Hakim somut olaya göre yoksulluk durumunun oluşup oluşmadığına karar verecektir. Dava sırasında veya davadan önce olan feragat da yoksulluk nafakası talebinde bulunulmayacağını göstermemektedir. Şartların oluşması ile yoksulluk nafakası talep edilebilir. Belirttiğimiz üzere hakim yoksulluk nafakasına hükmederken tarafların maddi kaynaklarına ve maddi olan giderleri ile sosyal ortamda yoksulluk sıfatından kurtulması için gerekli olan maddi olguları ele alıp karar verecektir fakat yoksulluk nafakasının bağlanmasında ve talebinde göz önünde bulundurulması gereken bir diğer husus ise yoksulluk nafakası talep eden eşin diğer eşe göre daha az kusurlu olması veya en azından eşit kusurunun olmasıdır. Yoksulluk nafakası talep eden eşin kusurunun nafaka yükümlüsü eşe göre daha fazla olduğunda yoksulluk nafakasından söz edilemez. Yoksulluk nafakası kural olarak süresiz olarak nafaka alacaklısı olan eşe bağlanılır fakat Türk Medeni Kanun 176. maddesin olan ‘’ …veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.  Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.  Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.’’  şartları oluştuğunda yoksulluk nafakasının kalkması gerektiği belirtilmiştir. Belirtilen taraflardan birisinin ölmesi, nafaka alacaklısı olan eşin evlenmesi veya evlenmeden evli gibi yaşam sürmesi gibi yoksulluk nafakasının amacını ortadan kaldıran sebeplerden birisi oluştuğunda hakkaniyet gereği yoksulluk nafakasının kaldırılması gerekmektedir.  Yoksulluk nafakası tarafların talepleri doğrulturunda irat biçiminde ödenebileceği gibi gelecek olan yıllarda olacak artışında nasıl olacağı karada belirtilebilir. Belirtilecek olan bu artırım resmi makamlarca açıklanan TEFE/TÜFE, döviz kuru, altın fiyatı gibi ekonomik unsurlar göz önünde bulundurularak belirlenebilir. Belirtilen nafaka miktarındaki değişim karar da belirtilebileceği gibi eğer hakkaniyet gereği bir artırım veya indirim gerekiyorsa tarafların talebi ile de düzenlenebilir.

Saygılarımızla İzmir Dedektiflik A.Ş.

Önemli Uyarı

İzmirdedektiflik.com içeriğinde yayınlanan Özel Dedektiflik bilgileri Bilal KARTAL tarafından yazılmıştır. Bu yazıların  tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır.  Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan Özel Dedektiflik bilgileri uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır. Diğer kanun maddeleri hukuki makaleler, dilekçeler, hukuki içerik ve bilgiler Sayın avukatların göndermiş olduğu paylaşımlardan, baro dergilerinden, kanun kitaplarından ve hukuki yayın yapan web sitelerinden alınarak okurlarımızla paylaşılan bilgilerdir. Bu bilgilerin sahiplerinden izinsiz olarak kullanılmasıda yasal sorunlarla karşılaşmanıza neden olabilir. Saygılarımızla.

ISO 10002 Uluslararası Müşteri Memnuniyeti Belgesine Sahip Dünyada Tek Firmayız.

WHATSAPP
ile iletişime geç