YENİDEN EVLENİNCE NAFAKA KESİLİR Mİ ?

Yeniden Evlenince Nafaka Kesilir Mi?

Yeniden evlenince nafaka kesilir mi sorusuna Av.Muhammed Emin DAĞLI şöyle cevap vermektedir.                    

(Av.Muhammed Emin DAĞLI’nın web sitesinden alıntıdır.)

Yeniden Evlenince Nafaka Kesilir Mi?

Hukukumuzda nafaka kavramı evli olan eşlerin boşaması ve boşanma davası açması ile ortaya çıkmaktadır. Nafaka kelimesi kelime anlamı olarak kişinin geçinmesi için gerekli olan şeyler manasına gelmektedir. Hukukumuzda da boşanma ile karşımıza çıkan nafaka, eşlerden maddi olarak güçlük çeken kişiye karşı ödenmesi gereken maddi yardımdır. Boşanma ile karşımıza çıkan nafaka türleri üç adettir. Boşanma ile karşımıza tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası çıkmaktadır. Hukukumuzda boşanma ile ortaya çıkan üç nafaka türün de nafaka alacaklısı, nafaka davasının açılacağı zaman ve nafakanın kesilme durumu değişkenlik göstermektedir. Bahsedilen bütün nafaka türlerinin kaldırılmasında ki temel fikir, nafaka alacaklısının maddi durumunun kendi hayatını idame ettireceği seviyeye gelmesidir. Nafaka yükümlüsü açısından ise nafakanın kaldırılması için kullanabilecek temel sebep ise nafaka yükümlüsünün nafaka verecek maddi durumdan çıkmasıdır.

Tedbir nafakası, davanın görüldüğü sırada eşlerden maddi durumu kötü olan tarafın kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimlerini ve hayati olan ihtiyaçlarını idame ettirmek için bağlanmaktadır. Tedbir nafakası Türk Medeni Kanun 169. maddede ‘’ Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır.’’ hüküm altına alınmıştır. Kanunumuzda da bahsedildiği üzere eşlerden maddi durumu kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişinin barınma ve geçinme gibi ihtiyaçlarının karşılanması için bağlanmaktadır. Tedbir nafakası istem üzerine hakim tarafından incelendikten sonra nafaka alacaklısına bağlanabileceği gibi hakim tarafından gerekli görülen şartlar oluştuğunda re’sen de bağlanılabilmektedir. Tedbir nafakasının miktarına hükmedilirken tarafların gelirleri, ihtiyaçları, akarları (gelir getiren mülk) dikkate alınmalıdır. Hakim tarafından yapılan incelemede tarafların gelir getiren bütün maddi kaynakları incelenebilmektedir. Tedbir nafakasına dava sırasında hükmedilecektir. Dava sırasında oluşabilecek olan maddi ihtiyaçların giderilmesi için başlanmaktadır ve dava sırasında bağlanmasındaki temel amaç özellikle uzun süren davalarda zaten manevi olarak güçlük içinde olan tarafların maddi olarak da güçlük çekmelerinin önüne geçilmesidir. Tedbir nafakasının süresi zaten hüküm maddesinden de anlaşılacağı üzere davanın devam süresidir. Yani tedbir nafakasında zaten taraflar boşanmamış olduklarından yeniden evlenme gibi bir hukuki durum oluşamamaktadır. Yani tedbir nafakasında yeniden evlenmenin süre ve hüküm dahilinde olmadığı için bir etkisi oluşmamaktadır.

İştirak nafakası, boşanma ile ortaya çıkan ve müşterek çocuk adına istenen nafaka türüdür. İştirak nafakası velayet altına alınması gereken çocuğun velayet altında olduğu süre boyunca (eğitim süresi devamı hariç) velayeti alamamış ve maddi olarak nafaka verebilecek olan tarafın velayeti elinde bulunduran eşe müşterek çocuk için ödediği katılım yardımıdır. İştirak kelime anlamı olarak ortaklaşma, ortaklı kurma anlamlarına gelmektedir ki zaten hukukumuzda yerini almış olan iştirak nafakası da iştirak halinde müşterek çocuğun geçiminin sağlanmasıdır. İştirak nafakası Türk Medeni Kanun 182.madde de ‘’ Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. ‘’ hükmü ile açıklanmaktadır. İştirak nafakasının bulunduğu kanun maddesinde de belirtildiği gibi nafaka yükümlüsü iştirak nafakasına gücü yettiği ölçüde katılmalıdır. Yani eğer nafaka yükümlüsünün maddi imkanı iştirak nafakası vermeye olanak sağlamazsa nafakaya hükmedilemez. İştirak nafakasının süresi, nafaka alacaklı olan küçüğün reşit olması ile sona ermektedir; fakat nafaka alacaklısı olan küçük reşit olsa dahi eğitimine devam ediyorsa iştirak hükmü dahilinde nafaka yükümlüsü olan taraftan nafaka almaya devam edebilmektedir. İştirak nafakasının sona ermesi için nafaka alacaklısının reşit olması, velayetin el değiştirmesi, nafaka alacaklısının vefatı, nafaka yükümlüsünün vefatı ve nafakadan vazgeçilmesi ile sona ermektedir. İştirak nafakasında nafaka alacaklısı her ne kadar velayet altında olsa da müşterek çocuk üzerine hükmedildiği için velayeti elinde bulunduran eşin evlenmesinin iştirak nafakasına bir etkisi olamamaktadır.

Yoksulluk nafakası boşanma ile karşımıza çıkan son nafaka türüdür. Yoksulluk nafakası kusur ayrımı açısından incelenmesi gereken bir nafaka türüdür. Kusur ayrımı açısından incelemeyi açmamız gerekirse, eşlerden yoksulluk nafakası talep eden tarafın nafaka alacaklısından ya daha az kusurunun olması veya eşit derecede kusurunun olması gerekmektedir. Yapılacak olan bu kusur incelemesi hakim tarafından yapılan inceleme ile gerçekleşmektedir; yani kusur ayrımı hakimin takdir yetkisi sınırları içinde kalmaktadır. Kanunumuz da yer alan kusurluluk unsuru, yoksulluk nafakasının sebepsiz olarak zenginleşme aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesidir. Yoksulluk nafakasının amacı kusurluluğu nafaka yükümlüsü olan eşten daha az veya eşit olan ve boşanma ile birlikte maddi güçlük içine giren kişinin olanaklarının boşanmadan önceki seviyeye getirmek, en azından tamir etmektir. Zaten yoksulluk nafakasının amacı ve şartları Türk Medeni Kanunun 175. maddesinde ‘’ Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.’’ hükmü ile belirtilmiştir. Hüküm maddesinde de yer aldığı gibi yoksulluk nafakası süresiz olarak bağlanmaktadır. Süresiz olmasındaki ama zaten yoksulluk nafakası bağlanırken hakim tarafından yapılan incelemede kişinin maddi olarak imkanlarının yeterli olmaması sebebi ile belirli araklıklarla bile olsa kişinin yeniden nafaka bağlanması sırasında tekrardan yoksulluğa düşmemesidir. Zaten kusur incelemesi ile de kişinin nafakaya hak kazandığı somut olayda sabitlenmiştir. Fakat her ne kadar yoksulluk nafakasına süresiz olarak hükmedilse de yoksulluk nafakasının da kaldırılması için belirli bazı sebepler kanunumuzda yer almaktadır. yoksulluk nafakasının kaldırılması için gerekli olan sebepler Türk Medeni Kanun 176. maddesin olan ‘’ …veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.  Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.  Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.’’ hükmünde belirtilmiştir. Belirtilen hükümde de anlatıldığı üzere eğer yoksulluk nafakası alacaklısı olan eşin veya nafaka yükümlüsü olan eşin ölümü, yoksulluk nafakası için temel sebep olan yoksulluğun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürülmesi ve en nihayetinde kişinin evlenmesi veya evliymiş gibi hayat sürmesi yoksulluk nafakasını kaldıran hallerdendir. Yani diğer nafaka türlerinden farklı olarak yoksulluk nafakası olan eşin evlenmesi veya evliymiş gibi hayat sürmesi durumunda kişinin yoksulluk durumundan kurtulacağı ve bu durumda nafaka yükümlüsü olan eş tarafından bir hakkaniyetsizlik oluşacağından dolayı nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi ve evli olmasa dahi evliymiş gibi yaşam sürmesi durumunda yoksulluk nafakası kesilmektedir.  Nafaka yükümlüsü bakımından ise, nafakaya hükmedilen sebeplerin ortadan kalktığı bahsi ile yoksulluk nafakasının kaldırılması için talepte bulunulması gerekmektedir.

Saygılarımızla İzmir Dedektiflik A.Ş.

Önemli Uyarı

İzmirdedektiflik.com içeriğinde yayınlanan Özel Dedektiflik bilgileri Bilal KARTAL tarafından yazılmıştır. Bu yazıların  tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır.  Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan Özel Dedektiflik bilgileri uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır. Diğer kanun maddeleri hukuki makaleler, dilekçeler, hukuki içerik ve bilgiler Sayın avukatların göndermiş olduğu paylaşımlardan, baro dergilerinden, kanun kitaplarından ve hukuki yayın yapan web sitelerinden alınarak okurlarımızla paylaşılan bilgilerdir. Bu bilgilerin sahiplerinden izinsiz olarak kullanılmasıda yasal sorunlarla karşılaşmanıza neden olabilir. Saygılarımızla.

ISO 10002 Uluslararası Müşteri Memnuniyeti Belgesine Sahip Dünyada Tek Firmayız.

WHATSAPP
ile iletişime geç