ÇALIŞAN EŞE NAFAKA BAĞLANIR MI ?

Çalışan Eşe Nafaka Bağlanır Mı?

Çalışan eşe nafaka bağlanır mı sorusuna Av. Ömer KARTAL şöyle cevap vermektedir.                    

(Av. Ömer KARTAL’IN web sitesinden alıntıdır.)

Çalışan Eşe Nafaka Bağlanır Mı?

Nafaka kavramı kelime manası olarak geçinmek için ihtiyaç olan ve gereklilik arz eden şeylerin bütünüdür. Hukuksal anlamda nafaka ise bir kimseye hayatını sürdürmesi ve geçinmesi için hakimin verdiği kararla ile bağlanan aylık şeklinde tanımlayabiliriz. Bizim anlatacağımız olan nafaka da hukuksal mana da anlam ifade eden nafakadır. Boşanma ile ortaya çıkan sonuçlar ve hakimin verdiği kararlara göre taraflara yüklenen yükümlülükler somut olaya göre ve elde edilen delillere göre değişmektedir. Nafaka toplumda olan genel kanının aksine bir zenginleşme kapısı veya haksız kazanç aracı değildir. Nafaka kişinin ortaya çıkan yeni olgular altında kaybettiği eski yaşantısını tekrardan temin etme biçimidir. Her ne kadar eskisi gibi tam bir temin olmasada olabildiğince ve tarafların maddi güçleri elverdiği sürece yapılan bir tamirdir. Nafaka kavramı karşımıza eşler birbirlerinden ayrıldıklarında yani eşler boşanma davası açılınca ortaya çıkar. Eşler boşanırken gereksinim duyan eşe, gereksinim duyduğu ölçüde ve varsa çocuklar için nafaka bağlanır. Hakim kararı ile bağlanan nafaka, nafaka alacaklısının ve nafaka ödemekle yükümlü olan kişinin gelirine, sosyal çevresine ve çalışma şartlarına göre belirlenir. Nafaka yükümlüsünün elindeki bütün maddi imkanları alıp nafaka alacaklısı olan eşe verilmesi hem insanlık açısından hem de hukuksal açıdan düşünülebilir bir olgu değildir. Nafakayı boşanma açısından ele aldığımızda üç türde incelememiz doğru olacaktır. Ele alınacak bu üç türü tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası olarak ayırabiliriz. Tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakasının ayrı ayrı verilebileceği yerler ve ayrı ayrı verilmesi gereken zamanlar vardır. Ayrıca her nafaka türünün de verilebileceği farklı zamanlar vardır. Yukarıda verilen genel bilgiler ışığında nafaka türlerinin nasıl verildiğine ve çalışan eşe nafaka bağlanıp bağlanmayacağına incelemeye başlayacağız.

Tedbir nafakası isminden de anlaşılacağı üzerine belirli bazı sonuçlardan önce kişilerin zarara uğramaması açısından tedbir alma biçiminde hakim tarafından re’sen gözetilerek karara temin edilir. Tedbir nafakası Türk Medeni Kanun 169. maddede ‘’ Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır.’’  Hükmü ile kesin kural olarak kanunumuzda yerini almıştır. Verilen kanunun amacı boşanma davası ile zaten manevi anlamda yıpranmış olan tarafların bir de maddi olarak yıpranmaması için davanın sonuçlanmasından önce dava sürecince verilen nafaka türüdür. Dava sonuçlandığında zaten gerekli görüldüğünde kişilere nafaka hakim kararı ile bağlanacaktır, fakat dava sonuçlanana kadar özellikler maddi olarak güçsüzlüğe düşecek olan tarafın kalacak yer, yemek masrafları, yakacak masrafları gibi temel gereksinimlerini gidermesi için tedbir nafakası bağlanır. Hakim tedbir nafakasının miktarına karar verirken tarafların giderleri gelirleri yaşadıkları yer ve sosyal yaşamlarının yanı sıra varsa çocukların durumları ve gereksinimlerine göre de tedbir nafakasının miktarını belirleyebilir. Tedbir nafakası her iki tarafın gereksinimlerine göre kara verilecek olup çalışan kadın lehine de yani çalışan kadına da bağlanmasına karar verebilir.

Yoksulluk nafakasının amacı eşler ayrılsa bile eski yaşamları ile şimdiki yaşamları arasında sosyo ekonomik olarak oluşabilecek olan farkın en aza indirilmesidir. Tedbir nafakası Türk Medeni Kanun 175. maddede ‘’ Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.‘’ hükmü ile hukukumuzda yer edinmiştir. Türk Medeni Kanun madde 175 de açıkça belirtildiği üzere yoksulluğa düşecek olan taraftan bahsedilmiştir. Yoksulluğa düşmekten kasıt hayatını idame ettirememenin yanında eski yaşantısının aşağısında olan bir yaşam tarzının yoksulluk nafakasıyla eski düzeyine getirilmesini amaçlamaktadır. Bir diğer dikkat edilmesi gereken husus ise yoksulluk nafakası talep edecek eşin boşanmaya konu olan boşanma sebeplerinde diğer eş ile eşit kusurlu veya daha az kusurlu olmasıdır. Verilen bu hükmün amacı boşanma ve boşanma ile ortaya çıkan nafaka yükümlülüğünün hukuk dışı bir biçimde kullanılıp hem sosyal yaşantıda hem de kişilerin kendi ekonomik durumlarında olan haksız kazancın engellenmesidir. Çünkü açıkça belirtildiği üzere hukukumuzda haksız kazanç yani sebepsiz zenginleşme yapılamaz. Aksi şartlar altında yapılan her işlem hukukumuza aykırıdır. Nafaka talep eşin çalışıyor olması tek başına yoksulluk nafakasına engel olmamaktadır ki kanunumuzda da bu hususun aksini belirten bir hüküm söz konusu değildir. Çalışan eş maaşlı ve sosyal güvenlikli bir işte çalışıyor olsa bile yoksulluk nafakasına hak kazanabilir; yeter ki şartlar somut olayda gerçekleşmiş olsun. Hatta yoksulluk nafakası talep eden eşin akarı (gelir getiren mülkü) varsa dahi yoksulluk nafakasına hak kazanabilir. Göz önünde bulundurulması gereken tek şart eşlerin boşanmadan önceki ve sonraki halleridir. Eğer iki eşte boşandıktan sonra benzer şartlarda ve benzer sosyo ekonomik durumlarda yaşıyorlarsa o zaman bir tarafın durumunu düşürüp diğer tarafın durumunu yükseltme hukuken aykırı bir durum olacağından bu durumda yoksulluk nafakasına karar verilememektedir.

İştirak nafakası ise zaten kelime anlamında olan ortak olma, ortaklık kurma, ortaklaşa anlamlarından çok da bir farklılık oluşturmadan hukuki terim olarak kanunlarımızda yer almıştır. Fakat kullanılan ortaklık bir şirketleşme hakkında değil; boşanma ile velayeti verilen çocuk üzerinedir. Çocuğun eğitimi, bakımı, yaşamı, sosyal ortamı için gerekli olan mali kaynakların velayet verilmeyen eş ile birlikte yürütülmesi, velayet verilen tarafa maddi olarak yüklenilmemesi için getirilmiş olan bir nafaka türüdür. İştirak nafakası Türk Medeni Kanun 182. Maddede ‘’ Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.’’  verilen hüküm ile hukukumuzda yer almıştır.  Düzenli ve yeterli miktarda maddi geliri olan eşten alınabilecek olan iştirak nafakasında, iştirak nafakası isteyen eşin çalışıyor olup olamaması bir ölçü olmamakla beraber nafaka yükümlüsü olan eşin iştirak nafakasını ödeyip ödeyemeyeceği önemli olan husustur.

Saygılarımızla İzmir Dedektiflik A.Ş.

Önemli Uyarı

İzmirdedektiflik.com içeriğinde yayınlanan Özel Dedektiflik bilgileri Bilal KARTAL tarafından yazılmıştır. Bu yazıların  tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır.  Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan Özel Dedektiflik bilgileri uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır. Diğer kanun maddeleri hukuki makaleler, dilekçeler, hukuki içerik ve bilgiler Sayın avukatların göndermiş olduğu paylaşımlardan, baro dergilerinden, kanun kitaplarından ve hukuki yayın yapan web sitelerinden alınarak okurlarımızla paylaşılan bilgilerdir. Bu bilgilerin sahiplerinden izinsiz olarak kullanılmasıda yasal sorunlarla karşılaşmanıza neden olabilir. Saygılarımızla.

ISO 10002 Uluslararası Müşteri Memnuniyeti Belgesine Sahip Dünyada Tek Firmayız.

WHATSAPP
ile iletişime geç