NAFAKA ÖDENMEZSE NE OLUR ?

Nafaka Ödenmezse Ne Olur ?

Nafaka ödenmezse ne olur sorusuna Av. Ömer KARTAL şöyle cevap vermektedir.                    

(Av. Ömer KARTAL’IN web sitesinden alıntıdır.)

Nafaka Ödenmezse Ne Olur?

Nafaka kavramı eşlerin boşanma davası açması ve boşanma davasının sonuçlanması ile ortaya çıkmaktadır. Nafakanın temel amacı boşanma ile illiyet bağı ( nedensellik ilişkisi) içerisinde olan ve maddi olarak güçlük içine düşmüş olan eşin şartları oluştuğu takdirde maddi olarak daha iyi olan eşten alma hakkı olan maddi destektir. Tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası boşanma ile istenebilecek olan nafaka türleridir. Nafaka bağlanması kararını hakim vermektedir. Nafakanın türüne göre re’sen veya istem üzerine eşlerden maddi olarak güçlük çeken tarafa nafaka bağlanabilir. Hakim nafaka bağlanmasından önce gerek resmi belgelere gerek taraflara başvurarak eşlerin maddi durumlarını ve gereksinimlerini araştırmalıdır. Yapılacak olan araştırmada resmi belge olarak kişinin maaş bordrosu, akarları, malvarlığı, banka hesapları kontrol edilebilir. Giderler araştırılırken kişinin sosyal olarak bulunduğu çevresinin ve işinin gereklilikleri araştırılarak gider meblağı çıkarılmaktadır. Nafaka tutarının hakkaniyetli olması çok önemlidir. Çünkü herhangi bir yanlış hesapta nafaka yükümlüsü maddi güçlük içine düşme riski içerisinde bulunurken, nafaka alacaklısı ise sebepsiz olarak zenginleşmektedir. Yanlış olan hesaplamada ortaya çıkan bu tablo ise hukuken ortaya olumsuz bir tablo çıkmaktadır. Sanılan genel kanının aksine sadece erkek olan taraf kadına nafaka vermekle yükümlü olmaz; maddi olarak kadın güçlü ise erkeğe de nafaka bağlanabilmektedir. Hakimin kararı verildiği andan itibaren nafaka yükümlüsü olan taraf, nafaka alacaklısı olan tarafa hakimin takdir ettiği nafaka miktarını ödemekle yükümlüdür. Yapılması gereken ödemelerin yapılmadığı zamanlarda nafaka alacaklısının hukuki olarak koruması vardır. Peki, hakim tarafından ödenmesi için karara bağlanan nafaka ödenmezse ne olur?

Nafaka borçları kişilerin yapacakları diğer borçlardan farklı bir yapıya sahiptir. Nafaka borçlarına özgü olan bu farklı yapının özellikleri nafaka borçlarının ödenmesinin engellenemez olmasıdır. Ödenmesinin engellenemez olmasındaki kasıt ise kişinin kendi hesabına gelir olarak giren bir meblağın olduğu sürece borcun alınabileceğidir. Nafaka borçları birinci sırada olan alacak haklarındandır; çünkü nafaka kişinin yaşamı için gerekli olan bir maddi destektir. Kişi borca batık olsa dahi nafaka borçları öncelikli olarak ödenir hatta bazı durumlarda kesin olarak kişinin hesabına gelen gelir daha hesaba aktarılmadan nafaka alacaklısının hesabına girmektedir. Nafaka alacaklısının elinde nafaka almasıyla ilişkili olan hakim kararı vardır ve ödenmemiş nafakaların istenebilmesi için kullanılabilecek en önemli belge ve kanıt bu hakim kararıdır. Nafaka alacaklısı, nafaka borçlusu adına öncelikle icra dairesine başvurarak nafaka borçlusu olan eşine nafakayı ödemesi için resmi makamlar aracılığıyla ödeme emri gönderir. Yapılacak olan ödeme emrinin nafaka borçlusuna tebliğ edilmesi ve öncelikle ödeyip ödemeyeceği veya borca karşı bir itirazının olup olmadığının bakılması gerekmektedir. Yapılan icra takibinde geçmiş olan on yıllık ödenmemiş nafakalar faizleri ile birlikte istenilebilir. Tebliğ edilen ödeme emrinin faydasız olması yani nafaka yükümlüsü olan eşinizin nafaka borçlarını ödememesi durumunda ise yapılması gereken eylem nafaka yükümlüsü olan eşinize karşı haciz koydurtmaktır. Haciz, kişinin maaşına ve üzerindeki mallara karşı uygulanır. Nafaka borcunun ödenmemesi ile koyulan haciz bahsedildiği üzere kişinin mallarına koyulabileceği gibi kişinin emekli maaşına karşıda yürütülebilir. Nafakanın öncelikli bir borç olması ve miktarı belirlenirken her iki tarafında ihtiyaçları üzerine hesap yapılması koyulacak olan emekli maaşı haczini kolaylaştırmıştır. Emekli maaşına koyulan hacizde nafaka alacaklısının işine en çok yarayan husus, kişinin emekli maaşının istisnalar haricinde kesilmeden devamlı bir surette ödenecek olmasıdır. İcra takibi yani ödeme emri ve haciz kişinin bir geliri veya malı olma esasına dayanmaktadır. Eğer ki kişinin maaşı veya geliri yoksa o zaman maddi olarak kullanılan imkanlar maalesef işe yaramayacaktır.  İcra takibi ve haczin bu durumlarda işe yaramamasının sebebi ise, nafakanın ödenmemesi dolayısıyla yapılan işlemlerin maddi olan bir borcun ödenmesi için olması ve yapılacak olan araştırmalar sonucunda ise kişinin ödemeyi yapabilecek kadar maddi imkanının olmamasıdır. Yapılan işlemler sonucunda eğer nafaka alacaklısı olan taraf isterse nafaka borçlusunu icra takibinin yapıldığı icra müdürlüğünün bağlı olduğu yer mahkemesine usulüne uygun olarak yaptığı başvuru ile kişiyi üç aylık tazyik hapsi ile cezalandırılmasına yol açabilir. Görevli mahkeme yetkili olan İcra Ceza Mahkemesidir. Yapılacak olan bu başvurunun üç aylık zaman aşımı süresi içinde yapılması gerekmektedir. Tazyik hapsi hükümleri İcra İflas Kanunu 344. madde de ‘’ Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.’’ açıklanmıştır. Kanunda belirtilen hükme göre ceza olarak verilen tazyik hapsi en fazla üç ay olabilir ve gerekli olan durumlarda yani borcun faiziyle birlikte ödenmesi ile tazyik hapsi son bulur. Yani burada karşı taraf olan nafaka yükümlüsünün hayatına etki edecek olan büyük bir sorun olmamaktadır çünkü nafaka borcu ödenilence tazyik hapsi de son bulmaktadır. Tazyik hapsinin bitmesi ile tekrardan nafaka yükümlüsü borçlarını ödememeye başlarsa en baştan icra takibi yapılmasına gerek olmamaktadır. Zaten daha önceden olan tazyik hapsi kararı vesilesiyle tekrardan başvuru yapılabilecektir. Tazyik hapsi seçenek yaptırımlara çevrilemez, ön ödeme kuralının dışında, tekerrür hükümlerinin uygulanamadığı, şartlı salıverilme ve ertelemenin olmadığı bir hapis türüdür. Ayrıca tazyik hapsi adli sicil kayıtlarına geçirilmemektedir.

Saygılarımızla İzmir Dedektiflik A.Ş.

Önemli Uyarı

İzmirdedektiflik.com içeriğinde yayınlanan Özel Dedektiflik bilgileri Bilal KARTAL tarafından yazılmıştır. Bu yazıların  tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır.  Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan Özel Dedektiflik bilgileri uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır. Diğer kanun maddeleri hukuki makaleler, dilekçeler, hukuki içerik ve bilgiler Sayın avukatların göndermiş olduğu paylaşımlardan, baro dergilerinden, kanun kitaplarından ve hukuki yayın yapan web sitelerinden alınarak okurlarımızla paylaşılan bilgilerdir. Bu bilgilerin sahiplerinden izinsiz olarak kullanılmasıda yasal sorunlarla karşılaşmanıza neden olabilir. Saygılarımızla.

ISO 10002 Uluslararası Müşteri Memnuniyeti Belgesine Sahip Dünyada Tek Firmayız.

WHATSAPP
ile iletişime geç